25/2/2007

50 New Vocabularies -2

actually ac.tu.al.ly adv gerçekten, hakikaten, aslında 
arrengement ar.range.ment n hazırlık, düzen, anlaşma, uzlaşma
aisle  ayl n koridor, ara yol, geçit, iki sıra koltuk arasında uzanan yol
realise / realize ri'yılayz v farkında olmak; farkına varmak, anlamak, kavramak
interview întır.vyu v-n görüşmek, röportaj yapmak, mülakat, görüşme, röportaj
facility  fısîl'ıti n yetenek, beceri, ustalık, rahatlık, avantaj, olanak, kolaylık
suppose  sıpoz' v zannetmek, sanmak, varsaymak, inanmak
interest în'tırîst v-n ilgilendirmek, merakını uyandırmak, merak, ilgi çekme
riot  ray'ıt v-n ayaklanmak, isyan etmek,isyan, başkaldırı, kargaşa, gürültü
soggy sag'i adj sulu, iyice ıslanmış, ıpıslak
fairly feyirli adv oldukça
compete kımpit' v yarışmak, {with} ile rekabet etmek
competition kampıtîş'ın n yarışma, musabaka, rekabet, deneme, sınama 
patient  pey'şınt adj-n sabırlı - hasta
patience pey'şıns n sabır, dayanç, tahammül
useless yus'lîs adj yararsız, faydasız, işe yaramaz
greedy  gredi adj açgözlü
fancy fän'si v-n-adj arzu etmek, aklında canlandırmak, hayal gücü, çok süslü
considerate kınsîd'ırît adj düşünceli, saygılı, nazik
pollute  pılut' v kirletmek
invest învest' v yatırım yapmak, (para, emek, zaman) harcamak
humid  hyu'mîd adj (hava) nemli, yaş, rutubet
excite îksayt' v heyecanlandırmak, (bir duygu) uyandırmak, kışkırtmak
exciting  ex.cit.ing adj heyecan verici
dull duul v sersemlemek, bıçağı körletmek, duygusuzlaşmak
dull duul adj sıkıcı, kasvetli, monoton, duygusuz, anlayışsız, kör (bıçak)
surface sır'fîs v-n-adj su yüzüne çıkmak, yüzey, dış yüz, (the ile) dış görünüş
appear  ıpîr' v gözükmek, görünmek, ortaya çıkmak,izlenimini vermek
appearance ıpîr'ıns n görünüş, dış görünüş, meydana çıkma, ortaya çıkma
proper prap'ır adj uygun, münasip, yakışır, gerçek, hakiki, doğru, doğru dürüst
immediate îmi'diyît adj acele, acil, çabuk, en yakın, şimdiki, hazır 
immediately im.me.di.ate.ly adv hemen, derhal, direkt olarak, bir an önce, -er, -ermez 
firm firm adj sert, katı, sağlam, dayanıklı, sıkı, sabit, değişmez
calm  kam  v-n-adj (hava) sakinlik, durgunluk, rahat, huzur, yatıştırmak, sakinleştirmek
further  fır'dhır v-adv-adj ilerlemesini sağlamak, ötedeki, uzaktaki, bundan başka, ayrıca
complaint  kımpleynt' n yakınma, şikayet, resmi şikayet, hastalık, rahatsızlık 
reasonable  rea.son.a.ble adj akla yatkın, mantıklı, makul, uygun, (fiyat) aşırı olmayan
expect îkspekt' v (olmasını/ gelmesini) beklemek, ummak, beklemek, sanmak 
frightened  firaytInId adj korkmuş, ürkmüş 
compose  kımpoz' v meydana getirmek, birleştirmek, yazmak, beste yapmak
exhibition  eksıbîş'ın n sergi
sculpture  sk^lp'çır v-n oymak; heykel yapmak, heykeltıraşlık, heykel sanatı, yontu, heykel
stage  steyc v-n sahneye koymak, sahnelemek, sahne, aşama, safha
violin  vayılîn' n keman, viyolon 
fiction fîk'şın n roman ve hikâye edebiyatı, düş ürünü yapıt, kurgu, düş, uydurma
glove gl^v n eldiven
exhaust îgzôst' v çok yormak, yorgunluktan tüketmek, tüketmek, bitirmek, egzoz
exhausted ex.haust.ed adj çok yorgun, bitkin, tükenmiş
supply sıplay' v-n vermek, tedarik etmek, (birinin ihtiyacını) karşılamak, temin, stok
naughty nô'ti adj yaramaz, haylaz, edepsiz, ahlaksız 


hazirlayan: Erol Serhat Kuseyri

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır