50 New Vocabularies -2
| actually | ac.tu.al.ly | adv | gerçekten, hakikaten, aslında |
| arrengement | ar.range.ment | n | hazırlık, düzen, anlaşma, uzlaşma |
| aisle | ayl | n | koridor, ara yol, geçit, iki sıra koltuk arasında uzanan yol |
| realise / realize | ri'yılayz | v | farkında olmak; farkına varmak, anlamak, kavramak |
| interview | întır.vyu | v-n | görüşmek, röportaj yapmak, mülakat, görüşme, röportaj |
| facility | fısîl'ıti | n | yetenek, beceri, ustalık, rahatlık, avantaj, olanak, kolaylık |
| suppose | sıpoz' | v | zannetmek, sanmak, varsaymak, inanmak |
| interest | în'tırîst | v-n | ilgilendirmek, merakını uyandırmak, merak, ilgi çekme |
| riot | ray'ıt | v-n | ayaklanmak, isyan etmek,isyan, başkaldırı, kargaşa, gürültü |
| soggy | sag'i | adj | sulu, iyice ıslanmış, ıpıslak |
| fairly | feyirli | adv | oldukça |
| compete | kımpit' | v | yarışmak, {with} ile rekabet etmek |
| competition | kampıtîş'ın | n | yarışma, musabaka, rekabet, deneme, sınama |
| patient | pey'şınt | adj-n | sabırlı - hasta |
| patience | pey'şıns | n | sabır, dayanç, tahammül |
| useless | yus'lîs | adj | yararsız, faydasız, işe yaramaz |
| greedy | gredi | adj | açgözlü |
| fancy | fän'si | v-n-adj | arzu etmek, aklında canlandırmak, hayal gücü, çok süslü |
| considerate | kınsîd'ırît | adj | düşünceli, saygılı, nazik |
| pollute | pılut' | v | kirletmek |
| invest | învest' | v | yatırım yapmak, (para, emek, zaman) harcamak |
| humid | hyu'mîd | adj | (hava) nemli, yaş, rutubet |
| excite | îksayt' | v | heyecanlandırmak, (bir duygu) uyandırmak, kışkırtmak |
| exciting | ex.cit.ing | adj | heyecan verici |
| dull | duul | v | sersemlemek, bıçağı körletmek, duygusuzlaşmak |
| dull | duul | adj | sıkıcı, kasvetli, monoton, duygusuz, anlayışsız, kör (bıçak) |
| surface | sır'fîs | v-n-adj | su yüzüne çıkmak, yüzey, dış yüz, (the ile) dış görünüş |
| appear | ıpîr' | v | gözükmek, görünmek, ortaya çıkmak,izlenimini vermek |
| appearance | ıpîr'ıns | n | görünüş, dış görünüş, meydana çıkma, ortaya çıkma |
| proper | prap'ır | adj | uygun, münasip, yakışır, gerçek, hakiki, doğru, doğru dürüst |
| immediate | îmi'diyît | adj | acele, acil, çabuk, en yakın, şimdiki, hazır |
| immediately | im.me.di.ate.ly | adv | hemen, derhal, direkt olarak, bir an önce, -er, -ermez |
| firm | firm | adj | sert, katı, sağlam, dayanıklı, sıkı, sabit, değişmez |
| calm | kam | v-n-adj | (hava) sakinlik, durgunluk, rahat, huzur, yatıştırmak, sakinleştirmek |
| further | fır'dhır | v-adv-adj | ilerlemesini sağlamak, ötedeki, uzaktaki, bundan başka, ayrıca |
| complaint | kımpleynt' | n | yakınma, şikayet, resmi şikayet, hastalık, rahatsızlık |
| reasonable | rea.son.a.ble | adj | akla yatkın, mantıklı, makul, uygun, (fiyat) aşırı olmayan |
| expect | îkspekt' | v | (olmasını/ gelmesini) beklemek, ummak, beklemek, sanmak |
| frightened | firaytInId | adj | korkmuş, ürkmüş |
| compose | kımpoz' | v | meydana getirmek, birleştirmek, yazmak, beste yapmak |
| exhibition | eksıbîş'ın | n | sergi |
| sculpture | sk^lp'çır | v-n | oymak; heykel yapmak, heykeltıraşlık, heykel sanatı, yontu, heykel |
| stage | steyc | v-n | sahneye koymak, sahnelemek, sahne, aşama, safha |
| violin | vayılîn' | n | keman, viyolon |
| fiction | fîk'şın | n | roman ve hikâye edebiyatı, düş ürünü yapıt, kurgu, düş, uydurma |
| glove | gl^v | n | eldiven |
| exhaust | îgzôst' | v | çok yormak, yorgunluktan tüketmek, tüketmek, bitirmek, egzoz |
| exhausted | ex.haust.ed | adj | çok yorgun, bitkin, tükenmiş |
| supply | sıplay' | v-n | vermek, tedarik etmek, (birinin ihtiyacını) karşılamak, temin, stok |
| naughty | nô'ti | adj | yaramaz, haylaz, edepsiz, ahlaksız |
hazirlayan: Erol Serhat Kuseyri

0 yorum yazılmıştır